Ergenlerde Yeme Bozuklukları

Yeme Bozukluğu
Yeme Bozukluğu

Ergenlik dönemi genel olarak çocukluktan yetişkinliğe geçiş olan dönem bireyin en stresli olduğu dönemdir. Çünkü ergenliğe geçişte duygusal olarak büyük bir karmaşa yaşandığı dönem olmaktadır. Bazı genç kesim bu ergenlik dönemini hafif atlatır iken bazı genç kesim ise ergenlik döneminde karmaşa yaşayabilmektedir. Özellikle bedende meydana gelen değişim sebebi ile ortaya çıkan endişe ile baş etmek için yeme bozuklukları görülebilmektedir. Genel olarak çoğu ergende yaşanan en büyük korku almış olduğu kiloları kalıcı zannettiği için panik yaşar ve bundan kurtulmak içinde çözüm aramaktadır.

Eğer bireyin çevresindeki arkadaşları tarafından kilosu ile dalga geçiliyor ise yâda ebeveynleri tarafından kilosu eleştiriliyorsa yeme bozukluğu riski daha da artmaktadır. Ergenler çoğunlukla kilo vermeyi ve mutluluğu birbiri ile bağdaşlaştırmaktadır. Sanki kilo verince daha güzel olacağını, karşı cins tarafından daha çok beğenileceğini ve bütün problemlerin çözümü gibi gelmektedir. Özelliklerde kız çocuklarında ergenliğe geçtiğinde artık kendi bedeninden utanır ve kadınlaşma psikolojisinden dolayı çok zayıflayarak çocuk bedenine dönmek için büyük çaba sarf eder.

Ergenlik döneminde yeme bozukluğunda ortaya çıkan faktörler nelerdir;

  • Ergenin aile içersinde oluşan fiziksel, duygusal tacizlerin olması,
  • Özellikle anne ve babanın boşanması,
  • Alışmış olduğu çevreden yâda ülkeden başka bir yere taşınmak,
  • Anne yâda babanın ölmesi,
  • Aile içersindeki bireyin birinde alkol alımı veya yeme bozukluğunun olması,
  • Çoğunlukla aile içersinde duyguların dile getirilmeden bastırılması,
  • Aile içersinde kendi düşüncesini özgürce ifade edememek,
  • Özellikle ergenlerin üzerinde olan akademik baskılar,
  • Kişilerin duygusal ilişkilerinde çelişki olması,
  • Genellikle arkadaşlar ile olan etkileşimler,

Ergenlerde yeme bozukluğu için bu faktörler etkili olarak sayılabilmektedir.

Ergenlerde yeme Bozukluğu Türleri:

  • Anoreksiya Nervosa
  • Bulimia Nervosa

Çocuk ve Ergenlerde Madde Kullanımı

Madde Kullanımı
Madde Kullanımı

Özellikle son yıllarda pek çok Avrupa ülkesinde genel olarak çocuk ve ergenler arasında alkol ve yasadışı madde alımı daha da artmaktadır. Ancak ülkemizde madde alımı diğer ülkeler ile kıyaslandığında daha düşük oranda olmaktadır. Çoğunlukla toplumumuzdaki genç nüfusu göz önünde tutarak ne kadar büyük rakamlarda olabileceği unutulmamalıdır. Özellikle gençler arasında yapılan çalışmalarda yarısından fazla birey sigara deneyimini yaşamıştır. Mesela ilkokula giden bir çocuğun tütün kullanımı oranı %16 civarında olmaktadır. Yaşamı içersinde ise çocuk yâda ergenlerde alkol alımı ise %35–45,esrar alımı %4,uçucu madde kullanımı ise %4ektazi alımı %2 -2,5 oranlarında saptanmıştır.

Genellikle çocuk ve gençlerin madde kullanımına başlamasının en önemli sebebi meraktan ileri gelmektedir. Ergenlik dönemi gençlik biyolojisine geçiş esnasında sosyal alanlarda değişimler söz konusu olmaktadır. Ayrıca gençler bu dönemlerinde alkol yâda madde kullanımı ile karşılaşabilmektedirler. Bu gençlerde daha çok arkadaş gruplarına katılmayı istemeleri, yaşadığı stresten uzaklaşmak için madde kullanımına olan eğilimi tetiklemektedir. Hangi sebepten dolayı olursa olsun madde alımları diğer suç unsurlarına neden olmaktadır. Öncelikle çocuk ve gençlerde madde kullanım az bile olsa vücut alıştıkça daha fazla madde alımı artmaktadır.

Çocuklarda ve ergenlerde bağımlılık yapan maddeler kısaca şunlardır;

Esrar, kokain, eroin, uçucu maddeler, alkol, ağrı kesiciler, uyarıcılar, kafein, barbituratlı uyku ilaçları, yatıştırıcı ilaçlar, kodeinli öksürük ilaçları, afyonlu ilaçlar çoğunlukla çocuklarda ve ergenlerde madde kullanımı bu maddeler ile başlamaktadır. Madde kullanımı ve bağımlılığı fiziksel zihinsel bozukluklarına neden olmaktadır. Özellikle madde alan çocuklarda ve ergenlerde daha fazla suç potansiyeli artmaktadır. Genel olarak pek çok ergen ve çocuklar hangi maddeyi kullandığını bilmeyerek yan etkisinin olup olmadığını bilmeden kullanmaktadırlar.

Madde Kullanımı