Anksiyete Bozuklukları

Anksiyete Bozukluğu Nedir_
Anksiyete Bozukluğu Nedir_

Anksiyete; organizma için tehlike içeren tanımlanabilir ya da tanımlanamaz bir durum karşısında yaşanan; endişe duygusu ve birlikte eşlik eden bedensel uyarılma belirtileri ile karakterizedir. Çarpıntı, titreme, terleme, kas gerilimi gibi belirtiler yaşanır, anksiyete sonucunda kaçınma, saldırma vb. duygu ve birlikte felaket düşüncelerine yol açar.  En önemli özelliği, büyük bir sıkıntıya neden olması ve kişi tarafından hoşa gitmeyen bir yaşantı olarak tanımlanmasıdır.

Eskiden anksiyetenin nedeni bilinmeyen, korkunun ise nedeni bilinen durumlarda yaşanan emosyonlar olduğu düşünülmekteydi. Ancak günümüzde bu ayrımın çok anlamlı olmadığını gösteren çok sayıda kanıt vardır. Bu farklılığın Freud’un Almanca’dan İngilizce’ye çevrilmesi sırasında “korku” anlamında kullanılan “angst”ın, “anxiety” sözcüğü ile karşılanmasından kaynaklandığı düşünülmektedir.

Anksiyetenin bir “ruhsal bozukluk” belirtisi olması şart değildir. Normal insanda da büyümeye, değişmeye, yeni ve denenmemiş şeyleri denemeye ve bireyin kendi kimliğinin ve hayatın anlamını bulmasına eşlik edebilir. Gün boyunca, normal bir insanda da çeşitli olaylar veya düşünceler karşısında anksiyete gözlenebilir (örneğin; sınava girmeden önce, karşı cinsten hoşlandığı biriyle konuşurken vs). Anksiyete kişiyi içsel ve dışsal tehditlere karşı uyarırı; bu açıdan bakıldığında hayat kurtarıcı bir niteliği vardır. Tehditten korunmak ya da sonuçlarını azaltmak için kişiyi gereken adımları atması için hazırlar.

Anksiyetenin bir ruhsal hastalık belirtisi olması için verilen uyarıya şiddet ya da süre olarak uygunsuz bir yanıt olması, sık tekrarlaması ve kişinin mesleki veya sosyal açıdan işlevselliğini bozuyor olması gerekmektedir.

Anksiyete belirtileri iki temel küme altında toplanabilir:

Bedensel belirtiler: Otonom sinir sistemi hiperaktivasyonuna bağlıdır.

  • Çarpıntı
  • Titreme
  • Terleme, yüzde kızarma, ateş basması
  • Nefes darlığı
  • Bulantı yada karın ağrısı
  • Baş dönmesi, sersemlik hissi, düşecekmiş veya bayılacakmış gibi hissetme

 Ruhsal Belirtiler:

  • Aklın sisli, bulanık olması
  • Aşırı uyanıklık hali (hipervijilans)
  • Depresonalizasyon
  • Derealizasyon
  • Dikkati toplayamama
  • Önemli olayları hatırlayamama
  • Düşünce duraklamaları, bloklar
  • Objektif düşünme güçlüğü
  • Nedenselleştirme güçlüğü
  • Kontrolünü yitirme korkusu
  • Başa çıkamama korkusu
  • Fiziksel zarar görme ya da ölüm korkusu
  • Aklını yitirme korkusu
  • Başkaları tarafından yanlış değerlendirme korkusu

Bilişsel modele göre; anksiyete bozukluğu olan kişiler karşılaşılan bir durumun tehlike derecesini ve zarar görme ihtimallerini büyütme, kendilerinin tehdit ile baş etme yetilerini ise küçük görme eğilimindedir.

Psikodinamik kuramlara göre; anksiyete bozuklukları, normal büyüme ve gelişme evrelerinde yaşanan ve kişinin bir üst basamağa geçmesi için gerekli olan anksiyetelerin yeterince çözümlenmemesi sonucu ortaya çıkar ve devam eden kalıntılardır.

Anksiyete bozuklukları başlığı altında şu hastalıklar toplanmaktadır:

  • Panik Bozukluğu
  • Özgül Fobi
  • Sosyal Fobi
  • Obsesif-kompulsif Bozukluk
  • Travma Sonrası Stres Bozukluğu
  • Yaygın Anksiyete Bozukluğu

Panik Atak Nedir?

panik-atakPanik Atak Nedir?
Mitolojiye göre yarı keçi yarı insan şeklinde bir yaratık olan kırların ve çobanların tanrısı ‘pan’, kırlarda insanların karşısında çıkar, onları korkuturdu. Bu hikâyeden hareketle ‘pan’’ın yarattığı korkuya benzer korku manasında  ‘panik’ kelimesi ortaya çıkmıştır.
İnsanoğlunun tehlike karşısındaki temel iki davranışı vardır: savaşma ya da kaçma. İşte kaçma davranışının bir tezahürü olana panikleme, beynin ‘lokus ceruleus’’ adı verilen bölgesinin aşırı duyarlılığı sonrasında süreklilik arz etmeye başlar ve panik atak dediğimiz tablo ortaya çıkar.

Panik bozukluğun genel nüfusta yaşam boyu yaygınlık oranı %1-2 olarak bildirilmiştir. Kadınlarda erkeklere oranla iki kat daha fazla görülmektedir. Yapılan araştırmalar panik hastalarının %70’inin en az 9-10 defa acile başvurduğunu, anjiyo yapılan hastaların da %57’sinde panik bozukluğu tespit edildiğini ortaya koymuştur