Özgül Fobi

Fobi Nedir? Fobi Türleri
Fobi Nedir? Fobi Türleri

Fobi; korkulan nesne, eylem ya da durumdan bilinçli kaçınma ile sonuçlanan kişinin mantıksız olduğunu bildiği bir korkudur. Fobik nesnenin varlığı ya da beklentisi kişide yoğun anksiyeteye neden olur. Etkilenen kişi reaksiyonunun aşırı olduğunun farkındadır. Yine de fobik tepki kişinin işlevselliğini belirgin ölçüde etkiler.

En sık rastlanan ruhsal bozukluklardır; toplumun %5-10’unda görülürler. Kadınlarda en sık, erkeklerde alkol ve madde bağımlılığından sonra en sık görülen ruhsal bozukluklardır. 5 temel grup altında sınıflandırılırlar:

  • Hayvan (en sık) (tüylü hayvan, böcek v.b.) fobisi
  • Doğal çevre (örneğin; fırtına) fobisi
  • Kan – Enjeksiyon – Yara fobisi
  • Durumsal (örneğin; yükseklik, kapalı alan, toplu taşıma aracı, asansör, uçak) fobisi
  • Diğer (örneğin; soluğun kesilmesi, kusmak, çocuğun film kahramanlarından korkması) fobisi

Fobiler sıklıkla çocukluk veya ergenlik çağlarında başlarlar, tedavi edilmezlerse süregen veya dalgalanmalar halinde seyir gösterirler ve erişkinlik döneminde çoğunlukla kendiliğinden azalır veya kaybolurlar.

Anksiyete Bozuklukları

Anksiyete Bozukluğu Nedir_
Anksiyete Bozukluğu Nedir_

Anksiyete; organizma için tehlike içeren tanımlanabilir ya da tanımlanamaz bir durum karşısında yaşanan; endişe duygusu ve birlikte eşlik eden bedensel uyarılma belirtileri ile karakterizedir. Çarpıntı, titreme, terleme, kas gerilimi gibi belirtiler yaşanır, anksiyete sonucunda kaçınma, saldırma vb. duygu ve birlikte felaket düşüncelerine yol açar.  En önemli özelliği, büyük bir sıkıntıya neden olması ve kişi tarafından hoşa gitmeyen bir yaşantı olarak tanımlanmasıdır.

Eskiden anksiyetenin nedeni bilinmeyen, korkunun ise nedeni bilinen durumlarda yaşanan emosyonlar olduğu düşünülmekteydi. Ancak günümüzde bu ayrımın çok anlamlı olmadığını gösteren çok sayıda kanıt vardır. Bu farklılığın Freud’un Almanca’dan İngilizce’ye çevrilmesi sırasında “korku” anlamında kullanılan “angst”ın, “anxiety” sözcüğü ile karşılanmasından kaynaklandığı düşünülmektedir.

Anksiyetenin bir “ruhsal bozukluk” belirtisi olması şart değildir. Normal insanda da büyümeye, değişmeye, yeni ve denenmemiş şeyleri denemeye ve bireyin kendi kimliğinin ve hayatın anlamını bulmasına eşlik edebilir. Gün boyunca, normal bir insanda da çeşitli olaylar veya düşünceler karşısında anksiyete gözlenebilir (örneğin; sınava girmeden önce, karşı cinsten hoşlandığı biriyle konuşurken vs). Anksiyete kişiyi içsel ve dışsal tehditlere karşı uyarırı; bu açıdan bakıldığında hayat kurtarıcı bir niteliği vardır. Tehditten korunmak ya da sonuçlarını azaltmak için kişiyi gereken adımları atması için hazırlar.

Anksiyetenin bir ruhsal hastalık belirtisi olması için verilen uyarıya şiddet ya da süre olarak uygunsuz bir yanıt olması, sık tekrarlaması ve kişinin mesleki veya sosyal açıdan işlevselliğini bozuyor olması gerekmektedir.

Anksiyete belirtileri iki temel küme altında toplanabilir:

Bedensel belirtiler: Otonom sinir sistemi hiperaktivasyonuna bağlıdır.

  • Çarpıntı
  • Titreme
  • Terleme, yüzde kızarma, ateş basması
  • Nefes darlığı
  • Bulantı yada karın ağrısı
  • Baş dönmesi, sersemlik hissi, düşecekmiş veya bayılacakmış gibi hissetme

 Ruhsal Belirtiler:

  • Aklın sisli, bulanık olması
  • Aşırı uyanıklık hali (hipervijilans)
  • Depresonalizasyon
  • Derealizasyon
  • Dikkati toplayamama
  • Önemli olayları hatırlayamama
  • Düşünce duraklamaları, bloklar
  • Objektif düşünme güçlüğü
  • Nedenselleştirme güçlüğü
  • Kontrolünü yitirme korkusu
  • Başa çıkamama korkusu
  • Fiziksel zarar görme ya da ölüm korkusu
  • Aklını yitirme korkusu
  • Başkaları tarafından yanlış değerlendirme korkusu

Bilişsel modele göre; anksiyete bozukluğu olan kişiler karşılaşılan bir durumun tehlike derecesini ve zarar görme ihtimallerini büyütme, kendilerinin tehdit ile baş etme yetilerini ise küçük görme eğilimindedir.

Psikodinamik kuramlara göre; anksiyete bozuklukları, normal büyüme ve gelişme evrelerinde yaşanan ve kişinin bir üst basamağa geçmesi için gerekli olan anksiyetelerin yeterince çözümlenmemesi sonucu ortaya çıkar ve devam eden kalıntılardır.

Anksiyete bozuklukları başlığı altında şu hastalıklar toplanmaktadır:

  • Panik Bozukluğu
  • Özgül Fobi
  • Sosyal Fobi
  • Obsesif-kompulsif Bozukluk
  • Travma Sonrası Stres Bozukluğu
  • Yaygın Anksiyete Bozukluğu

Çocukluk Çağı Korkuları

çocuklarda-fobi-korkuKorku; insanların görünen veya hayal ettikleri tehlikeler için karşılık olarak gösterdikleri tepkilerdir. Bu durum çocukluk çağında çok daha fazladır. Dünyaya gelen çocuk ailesi yardımı ile büyür ve hayata atılır. Aileye büyük güven duyar ancak dış dünya hep korkutucu gelir.

Çocuklarda görülecek korku sebepleri basit gündelik şeylerden oluşabildiği gibi hayal ettikleri dünyada olmayan türde tehlikelerden de kaynaklı olabilir.

 Bu korkuları şu şekilde sıralayabiliriz:

  • 3 yaşına kadar korku genelde; çok yüksek sesli konuşma tarzından, elektrik süpürgesi gibi sesli cihazlardan, gök gürültüsü sesinden, şiddetli yağan doludan gibi daha basit tarzda korkulardır. 4 yaşından sonra ise; anneden ayrılma korkusu, ailesine bir şey olacağı korkusu, yangın çıkacak korkusu, kaza geçirme korkusu gibi biraz daha dolaylı korkular yaşayabilecektir. Genellikle hayal dünyaları daha geniş olan çocukların korku dünyaları da geniş olmaktadır. Bir çocuk hiç olmayacak bir şeyi hayal edebiliyorsa bu hayal gücünün ne denli gelişmiş olduğunun da göstergesidir.
  • Beş yaşından sonra genellikle ailelerin anlattığı masal kahramanları, izlenen televizyondaki film kahramanları çocukların korkulu dünyalarında yer alacaktır. Görülen ya da duyulan kahramanlar, hayvan figürleri rüyalarına da yansıyabilip kâbus şeklinde de yaşayabileceklerdir.
  • Korku bazen de çevreden edinilen kazanımlardan oluşabilir. Söz gelimi; abla eğer köpekten korkuyorsa kardeşte köpeğin ürkütücü bir hayvan olduğunu belleğine yerleştirip savunma olarak vücut adrenalin salgılayabilecektir.

Çocuklarda korkular için öneriler:

  • Neden oldukça önemlidir. Nedene inilmeli ve uygun dille çocuklara gerçek hayat ile sanal dünyanın farklılıkları anlatılmalıdır.
  • Seçilen öyküler çocukların anlayacağı düzeyde olmalıdır.
  • Şiddet içeren görsel içerikli etkinliklerden uzak durulmalıdır.
  • Hırsız, katil gibi kötü konulu hikayeler çocukların yanında konuşulmamalıdır.
  • Korkan çocuğu eleştirmek yerine doğru olan dünya kanıksatılmalıdır.