Çocuğunuza Ne Demeli Ne Dememelisiniz

Siz aksini iddia etseniz de çocuklarınız her zaman sizi dinlerler. Söylediğiniz tüm sözler zihinlerinde yer eder ve onların tüm hayatını etkileyecek sonuçları olabilir. Her ne kadar ebeveynlik zor olsa da sözlerinize dikkat etmek ebeveynliğinizdeki en önemli şeylerden bir tanesi olmalıdır. Çocuğunuza karşı sabrınız tükenebilir, ona çok kızabilirsiniz ama o anlarda bile daha olumlu olma şansınız var. İşte çocuğunuza söyleyebileceğiniz negatif sözler ve onların yerini alabilecek olumlu sözler:

“Beni sinirlendiriyorsun!” demek yerine “Yaptıkların beni kızdırıyor.” deyin

Bu sözle çocuğunuzu davranışından ayırmış olursunuz. Çocuğunuzun davranışı sizi kızdırabilir ama yine de çocuğunuzu seversiniz, çocuğunuzun aksini düşünmesine izin vermeyin.

“Yaptığını beğeniyor musun, beni utandırdın?” demek yerine “Eminim sen de benim kadar mutsuzsundur.” deyin

Çocuğunuzu yanlışı yüzünden utandırmak yerine durumdan memnun olmadığınızı ve onun da öyle hissettiğini bildiğinizi gösterin. Çocuğunuz empati kurduğunuzu anlasın.

“Çeneni kapat!” demek yerine “Sessiz olmanı istiyorum.” deyin

Çocuğunuza çeneni kapat diyerek onun da aynı sözü başkalarına söylemesinin sorun olmadığını gösteriyorsunuz ve bu cümle son derece kaba ve üzücü. Bunun yerine kibarca çocuğunuzdan sessiz olmasını isteyebilirsiniz bunda bir sorun yok.

“Söz veriyorum.” demek yerine “Elimden gelenin en iyisini yapacağım.” deyin

Çocuğunuza söz verdiğinizde sizden sözünüzü yerine getirmenizi beklerler doğal olarak ancak sizde insansınız ve her zaman sözlerinizi yerine getiremeyebilirsiniz. Bahaneniz ne kadar güçlü olursa olsun çocuğunuz sözünüzü tutmadığınızı hatırlar.

“Bırak ben yapayım.” demek yerine “Yardım ister misin?” deyin

Çocuğunuz denemeyi ve hata yapmayı öğrenmelidir. Onun sorumluluklarını siz yerine getirmemelisiniz ancak ona istediği zaman yardım etmenizde bir sorun yok.

“Git başımdan!” demek yerine “Biraz yalnız kalmalıyım.” deyin

Bazen fark etmeden çok kırıcı sözler söyleyebiliriz. Eğer çocuğunuzu başınızdan savmak için “Git başımdan” derseniz istenmediğini düşünür ve kendini fazlalık gibi hissedebilir. Kötü bir an yaşadığınızda bunun sizinle ilgili olduğunu anlamalı ve kendini kötü hissetmemelidir.

“Ağlama, sus!” demek yerine “Her şey yoluna girecek.” Deyin

Ağlamak yanlış bir davranış değildir. Çocuğunuza ağlamamasını söylerseniz kendini sürekli yanlış bir davranış gösteriyor sanabilir ve duygularını yansıtmaktan çekinebilir. Ağladığı zamanlarda onu rahatlatın ve yanında olduğunuzu hissettirin.

“Çok zekisin.” demek yerine “Çalışkan olmanı seviyorum.” deyin

Çocuğunuza sürekli çok zeki olduğunu söylerseniz onun üzerinde beklentilerinizle baskı kurabilirsiniz. Bunun yerine okulda gösterdiği çabayı ve çalışkanlığını yüceltebilirsiniz.

Eşinize Sevginizi Göstermenin 7 Basit Yolu

Küçük ve basit şeylere dikkat etsek aslında hayat çok daha kolay olabilir. Hayatın her alanında gözden kaçırılan ayrıntılar veya atlanan minik şeyler birikerek büyük sorunlara yol açabiliyor. Evliliklerde de bu risk her zaman var. Oysa basit davranışlarla daha huzurlu bir evliliğe sahip olabilir ve eşinize onu sevdiğinizi kolaylıkla hissettirebilirsiniz.

İşte o küçük ama güçlü davranışlar:

Eşinize bir şeye ihtiyacı olup olmadığını sorun.

Günlük hayatın telaşı içinde bunu unutuyor olabilirsiniz. Ancak ister evde ister dışardayken ya da yaptığı bir işte yardıma ihtiyacı olup olmadığını sormanız sizin yardım edemeyeceğiniz bir şey yapıyor olsa bile eşinizi sevindirecektir.

Eşinizin ailesine karşı iyi olun.

Eşinizin ailesiyle çok yakın bir ilişkiniz olmayabilir ancak unutmayın ki onlar eşinizin hayatında önemli bir yere sahip ve değerliler. Onun değer verdiği insanlara karşı iyi davranmanız eşinizi sevdiğiniz için yaptığınız bir şeydir ve o da bunu anlayacaktır.

Eşinizi dinleyin.

Eşinizle yalnızca konuştuğunuz ve dinlediğiniz akşamlar geçirebilirsiniz. Bu sakinlik size iyi gelecektir. Konuşmalarınız ciddi ve hayati önem taşıyan konular olmasa dahi onu dinlemek ve söylediklerine değer vermek samimiyetinizin ve sevginizin bir göstergesidir.

Kabalaşmadan karşı çıkın.

Eşinizle fikir ayrılığınız olduğunda bunu elbette belirtin ama kabalaşarak, kalp kırarak değil. Fikir ayrılığınızı konuşmak illa kötü bir şey olmamalı ve kavgaya dönüşmemeli. Sağlıklı bir şekilde de fikir ayrılığına düşebilirsiniz.

Ev işlerinde birbirinize yardım edin.

Eğer eşinizin yapmayı sevmediği bir ev işi varsa ona yardım etmeyi veya o işi kendiniz yapmayı teklif edebilirsiniz. Evlilik ortaklık demekse zaten doğru olan davranış da bu olacaktır. Ayrıca sevmediği bir işi yalnız yaptığı için hissedeceği stresi de yok etmiş olursunuz.

İşi daha ilgi çekici hale getirin.

Eşinize sevginizi göstermek için yapabileceğiniz şeyler yalnızca ev ile sınırlı değildir. Onun için işi daha keyifli hale getirebilirsiniz. Pazartesi sendromu yaşarken çantasında sizin tarafından yazılmış güzel bir not bulması o iş gününü çok daha pozitif ve mutlu geçirmesine yardım edecektir.

Aranızdaki Bağa Öncelik Verin

Bağlılık gösterdiğiniz en küçük davranış bile evliliğinize büyük katkılar sağlar özellikle de alışkanlık haline gelirse. Markete giderken eşinizin elini tutmak, hissettiğiniz sevgiyi ona söylemek gibi minik şeylerin olumlu etkileri sizi bile şaşırtabilir.