Eşinizi Ne Kadar İyi Tanıyorsunuz?

Çok mutlu bir birlikteliğiniz var. Birbiriniz için yaratıldığınızı, asla ayrılamayacağınızı düşünüyorsunuz. Ve bu birlikteliği artık bir adım daha ileriye götürmeye karar verdiniz. Peki, bir ömür hayat arkadaşınız olacak kişiyi yeterince tanıyor musunuz? 

Çoğu insan bir ruh ikizinin olduğunu ve er ya da geç bir gün birbirlerini bulup bir elmanın iki yarısı gibi tamamlanacaklarına inanırlar. Aşk ve sevgi ile ilgili romanlar okur, filmler izler hayallere dalar gideriz. Ve bu beklentiler ile bir gün biriyle karşılar, onu beklentilerimize beklentilerimizi ona uydurmaya çalışırız da çalışırız. Adeta bir yapbozun parçaları misali yerine oturtmaya çabalarız. Sonunda ne mi olur? Ya oturtamayıp yollarımızı ayırır ya da parçaları tastamam birleştirip yapbozu tamamladığımıza ve inanır ve ‘O’ kişi ile kalan hayatımızı birleştirmeye karar veririz. Her şey mutlu mesut ilerlerken en küçük bir sorunda kafanızda bir soru belirir hemen, “Acaba birbirimizi ne kadar tanıyoruz ve yeterince uyumlu muyuz?” İşte, evlenmeden önce kendinize sormanız gereken 4 soru.

 

1) İyi Bir Ev Arkadaşı Mıyım?

 

İyi bir evlilik, her şeyden önce iyi bir ev arkadaşlığını da beraberinde getirir. Rahat bir şekilde kafanızı koltuğunuza yaslayarak “Ben zaten öğrenci evinde kaldım, yurtta neler yaşadım. Bunu da çok rahat yaparım.” diyorsanız, yanılıyor olabilirsiniz. Çünkü evlilik, beraberinde sorumluluk ve hayata karşı tek bir duruş gerektirir. Bunu sağlamanın en önemli yolu ise, evde mutluluğu garantilemektir. Günümüzde hemen hemen birçok kadın ve erkek çalıştığı için, ev işlerinde ortaklaşa hareket ederek birbirinize yardımcı olmanız gerektiğini unutmayın. Eşine iyi bir ev arkadaşı olamayan, iyi bir hayat arkadaşı olamaz. Cinsiyetçi ve eril bir dile ve bakış açısına sahipseniz, belki de evlilikten uzak durmalısınız.

 

2) Aile Hayatı Bana Uygun Mu?

 

Evlenmeye karar verdiyseniz, geri kalan hayatınızın artık önceki hayatınızdan çok farklı olacağını kabullenmişsiniz demektir. Bundan sonraki süreçte, her alanda ve şartta hayata karşı tek kişi değil, aile olarak bir bütün olduğunuzun bilincinde devam etmelisiniz. Bu çoğul ve bütüncül düşünce ile bencil ve tek taraflı düşünme biçiminizi bir kenara bırakıp aile olgusu ve kararlılığı ile hareket etmeniz gerekecektir. Hatta bu aile birliği daha da büyüyüp genişleyebilir ve çocuk yapmaya karar verirseniz, kendinize sormanız gereken bundan çok daha büyük sorular sizin için sırada bekliyor olacaktır. Çocuk sahibi olmaya hazır mısınız? Bu konuda karar vermeli ve kararınızı gözden geçirmelisiniz. Çünkü aile demek, sorumluluklar dahilinde geniş bir olguya sahip olmak demektir.

 

3) Gerçekten Bir Elmanın İki Yarısı Mıyız?

 

Çok ani bir şekilde veya uzun süren bir karar sürecinin ardından evlilik kararı almış olabilirsiniz. Ancak hayatı beraber eşiniz ile paylaşmak çok daha farklı olabilir. Öncelikle, karşılıklı oturup evlilikten beklentilerinizi tartışmanız oldukça faydalı olabilir. Hayata bakış açınızda ortak noktalar ve beklentiler sizin daha sağlam bir evlilik temeli oluşturmanızı sağlar. Öte yandan, evlilik uzun süren bir beraberlik yeminidir. Hem kendinizin hem de eşinizin bu yemine sadık kalacağından emin olmalısınız.

 

4) Hayatın Bütün Zorluklarına Birlikte Göğüs Gerebilecek Miyiz?

 

Evlenip aile olmaya karar verdiğiniz andan itibaren, hayat boyu birçok problem ile beraber başa çıkmak zorunda kalacağınızı bilmelisiniz. Ailelerin yaşadığı veya yaşayacağı sıkıntılar, geçim derdi ve hayat telaşı derken ummadık sorunlar ile yüzleşmek durumunda kalabilirsiniz. Tüm bu zorlu süreçlerde, eşinizin en büyük destekçisi olarak daima yanında olacağınızdan emin olmalısınız.

Eşinizi tanıma konusunda alanında uzman kişilerden destek almak isterseniz Fenomen Psikoloji’den randevu alarak bu konu ve daha birçok sorunuz hakkında bilgi sahibi olabilir, aklınızdaki soru işaretlerinden kısa sürede kurtulabilirsiniz.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.