Obezite ve psikoloji aslında birbiriyle çok fazla ilişkili iki durumdur. Bu yazımızda obezite ve psikolojisi ilişkisini inceliyoruz.

Benlik Kavramı:

Benlik kavramı bireyin kendini nasıl tanımladığı ile ilgili geniş bir kavramdır. Benlik kavramı yaşam boyu devam eden, ergenlikte ve ilk yetişkinlikte son derece önemli dinamik bir süreçtir. Benlik kavramı beden imajı ve benlik saygısı ile iç içedir. Benlik, kişinin kendisini nasıl gördüğü, başkalarının gözünde  nasıl değerlendirildiği ve gelecekte nasıl biri olmak istediği şeklinde üç boyutta kavramsallaştırılmaktadır. Benlik kavramının beğenilmesi ve benimsenmesi sonucunda benlik saygısı oluşmaktadır.

Beden İmajı:

İlk kez Paul Schilder tarafından 1935 yılında tanımlanan beden imgesi kavramı, psikolojik bir olgu olarak belirtilmiş ve zihinde oluşturulan bedenin resmi olarak tanımlanmıştır (Grogan, 1999). Tanımlamalardaki ortak kavramlar bireyin dış görünüşüyle ilgili algısı, duygusu, düşünceleri, tutumları ve davranışlarıdır. Beden imajı, benlik saygısı ve özgüvenin belirlenmesinde önem taşımakta olup, beden imgesi benlik kavramının ayrılmaz bir parçasıdır (Rees, 2005). Son yıllarda modanın da etkisiyle genç, güzel, güçlü ve sağlıklı olmak bireyin toplumsal rolünün en önemli ölçüsü haline gelmiştir. Erkeklerde kaslı bir görüntü gücü çağrıştırırken, kadın için yüz güzelliği ve zayıf bir beden çekiciliği çağrıştırmaktadır. Kısacası kaslı bir vücut, güzel bir yüz ve ince bir beden başarıyı, özgüveni, gücü imgeler haline gelmiştir.
Günümüzde, kişinin kendine duyduğu saygının büyük bir bölümünü beden imgesi oluşturmaktadır. Bebek doğduğunda bedeninden ibarettir, çünkü henüz sözlü düşünce gelişmemiştir. Anne, bebeğini öptükçe, kucağa aldıkça bebek bedenini ve dolayısıyla kendini değerli hisseder. Yani, bebeklikte oluşmaya başlayan beden imgesindeki ilk etken dokunulmaktır. Birey ergenlik çağına geldiğinde aile dışındaki toplumsal çevrenin etkisine açık hale gelir. Ergenlik döneminde toplumun beden estetiğine yönelik değerleri, modanın ve akranların tutumları ergen birey üzerinde büyük bir etki yapmaktadır. Karşı cins tarafından beğenilmeme, bedensel görüntüye yönelik aşağılamalar (örneğin  “kepçe kulak”,”cüce” “şişman” vb.) beden imajının bozulmasına neden olabilmektedir. Diğer yandan ergenlik çağında ortaya çıkan hormonal değişikliklerle karşı cinse ilgi artmaya başlar. Ergen beğenilme arzusu duyar. Akademik uğraşların önemi azalırken, ayna karşısında geçirilen zaman artmaya başlar. Akranları arasında popüler olma, tercih edilme, ön plana çıkmak ve karşı cins tarafından beğenilmek ergenin özsaygısını yükseltmektedir. Bu nedenle bedenin nasıl göründüğü bir takıntı haline gelebilir. Kilo almak veya akne, sivilce vb. durumlar felaket gibi algılanabilir.

Aileden yavaş yavaş uzaklaşan, yani yeni bir kimlik arayışına giren bir ergen, bazen bedenini bir makine gibi kontrol etmeye çalışabilir.  Ergen bir yandan zayıf olmak isterken bir yandan da metabolizması nedeniyle zayıflayamıyor veya ideal bedene sahip olmadığını düşünerek anoreksiya ve bulimiya olarak adlandırılan yeme bozukluklarına yakalanabilir. Yediklerini kusma, gereğinden çok fazla miktarda yemek tüketme, ishal yapıcı haplar ve aşırı egzersiz şeklinde kontrol davranışlarına başvurabilmektedir.

Özsaygı çift yönlü olarak işler. Beden imajından memnuniyetsizlik öz saygısını düşünürken, özsaygısının düşüklüğü de bedenine imajını olumsuz algılamasına neden olmaktadır. Örneğin, böyle bir ergen beden ağırlığı normal olsa bile kendini şişman veya biçimsiz algılayıp, beden sağlığını bozma pahasına da olsa zayıflayabilmeyi hedef haline getirecektir.

Beden imgesinin olumsuz olması sadece yeme bozukluklarına neden olmaz, bu kişiler vücutlarının belli bir bölgesinden hoşnut olmazlar ve bu bölge ile takıntılı bir şekilde uğraşırlar. Bu takıntılı durumun psikolojideki adı vücut dismorfik bozukluğudur. Bu rahatsızlıktan kurtulmak için birçok kişi cerrahi müdahaleye başvurabilmekte, bazılarının cerrahi müdahale sonrası beden imgesinin olumlu hale geldiği gözlenirken,  % 20’sinin bir süre sonra bedenlerinin başka bir bölgesinden şikayetçi oldukları gözlenmektedir. Bazılarının da eski hallerine dönmeyi istediklerini söyleyebiliriz. Dismorfik bozuklukta kişi bedeniyle barışık değildir. Bu nedenle zamanının çoğunu bedeninde gerçekte var olmayan ya da önemsenmeyecek kusurlarla uğraşarak geçirir.

Özetle söylemek gerekirse, bedenle ilgili memnuniyetsizlik arttıkça, benlik saygısında düşüş meydana gelir. Özkan (1994) yüksek benlik saygısı kavramının kendini değerli hissetme, toplum tarafından hoş bulunma ve kendini kabullenme ile ilişkili, düşük benlik saygısı kavramının da  yalnızlık, depresyon, sosyal anksiyete ve yabancılaşma ile ilişkili olduğunu bildirmektedir.

Olumlu bir beden imajı için;

1- Ebeveyn bebeğine ve çocuğuna sevgisini fiziksel olarak göstermeli (öpmek, koklamak, okşamak)
2- Ebeveyn çocuğun fiziksel gücünü keşfetmesini desteklemeli. Spor, dans, yoga gibi farklı bedensel aktiviteler bedene hakim olma ve bedeni kendinin olumlu bir parçası gibi algılamasını sağlar
3- Okulda çocuğa sataşılıyorsa öğretmenler uyarılmalı, evde kardeşlerin sataşmaları ebeveyn tarafından engellenmeli
4- Medyada görünmenin başarılı olmanın tek yolu olmadığının farkına varmak
5- Neye benzediğinize ya da kaç kilo olduğunuza bağlı olmayan 10 becerinizi yazıp, bu listeye sık sık göz atmak
6- Başkalarına karşılıksız yardım etmek, yaşanan manevi tatmin ile kendilik saygısını arttırarak beden imgesini de daha olumlu yapar.
7- Hayattan beklentilerinizi belirleyip bunları gerçekleştirmek için ihtiyacınız olan fiziksel güzellik dışındaki özelliklerinizi güçlendirin
8- İşinizde ve ilişkilerinizde kendiniz mutsuz hissediyorsanız faturayı bedeninize kesmeyin. Psikolojik destek alarak mutsuzluğun asıl nedenlerini araştırın
9- Sokağa çıkın ve etrafınızdaki insanlara bakın. Süper modellerin sayısının çok az olduğunu göreceksiniz.

10- Olumlu bir beden imajı için insanlarla ilişki kurmak çok önemlidir. Kişilerarası iletişim becerilerinizi geliştirmek yapılması gereken en önemli işlerin başında gelmektedir.

11- Bir boy aynası karşısında kendinizi inceleyin ve gözlerinizin içine bakın. Çirkin bulduğunuz beden bölgelerinizi yüksek sesle kendinize söyleyin. Utanma duygusuyla yüzleşin. Daha sonra güzel, sempatik ve çekici bulduğunuz yönleri itiraf edin. Güzel, çekici ve sempatik yönleriniz ile insanları etkileyebileceğinizi düşünün.

Bu konu hakkında merak ettiklerinizi bizimle paylaşın ve size yardımcı olalım

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazar Hakkında


1997 Yılında Hacettepe Üniversitesinden Psikolog Ünvanıyla Mezun Olmuştur. 2005 yılında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Sosyal Psikiyatri Anabilim Dalından Bilim uzmanlığını almıştır. 2013 yılında Gazikent Üniversitesinden Aile Danışmanlığı uzmanlığını almıştır. Halen Fenomen Psikoloji bünyesinde erkeklerde ve kadınlarda cinsel sorunlar, aile ve evlilik sorunları, ergenlik sorunları ve sınav kaygısı üzerine çalışmaktadır.