Affetmenin Psikolojisi
Dünyaya ilk geldiğimiz andan itibaren hatta daha anne karnındayken bir ilişki içindeyiz. Bizi çevreleyen insanları ilişkiler üzerinden tanıyoruz. Çok küçük yaştan itibaren kurduğumuz ilişkilerin niteliği, besleyiciliği, sürekliliği, içerdiği güven genel olarak bizim ilişki kurma biçimlerimizi belirliyor. Basit bir ifade ile ne öğreniyorsak onu uyguluyoruz.

Başka başka ilişki kurma biçimlerine sahip olan diğerleriyle birlikte bir hayat kurguluyoruz kendimize. Yaşadığımız her ilişki (buna aile ve arkadaşlık ilişkilerini, romantik ilişkileri, iş ilişkilerini dahil edebiliriz) bize kendimizi ifade etmek için bir alan oluşturuyor. Bu alanda aynı zamanda karşımızdaki insanı anlamaya ve kabul etmeye de çalışıyoruz. Ancak işler her zaman yolunda gitmiyor. Aynı dili konuşmak anlaşmak için yeterli olmuyor. Nice duyguların, hayallerin, beklentilerin yer aldığı ilişkiler içerisinde öfke, üzüntü, hayal kırıklığı, küslükler ve tartışmalar da kendine yer bulabiliyor. Yıllar boyunca sürdürdüğümüz ya da sürdüremediğimiz ilişkilerin sayısını göz önünde bulundurduğumuzda biriken öfke ve hayal kırıklıklarının hesabını yapmak oldukça güç hale gelebilir. Bu duygular ilk yaşandıkları andaki yoğunluğunda kalmazlar elbette. Ancak ifade edilmemiş tüm duygular bir yarım kalmışlığın yüküyle bilincimizde ya da bilinçaltımızda kendisine gizlenecek bir yer bulur. Geçmişten taşıdığımız tüm olumsuz duygular yeni ilişkilerimizde kendini göstermek üzere hazırda bekler. Tanıdık herhangi bir işarette karşısındaki insana çok fazla şans vermeden kendini gösterebilir. İlişkileri yoluna koymak için geçmişin tozlu sayfalarında gizli kalmış bu duyguların açığa çıkarılması, ifade edilmesi ve anlaşılması önemlidir. Affetme ancak duyguların anlaşılmasının ardından gelir.

Peki, neden affetmek gerekir?

Affetmek iyileşmek için bir gerekliliktir. İlişkilerde yaşadığınız özgüvensizliği, anlaşılmamışlık hissini, tatmin olamama duygusunu hafifletmek ve kendinizi güçlü hissedebilmek için; affettiğiniz kişi için değil kendiniz için affetmek önemlidir. Öfkenin hafiflemesi; suçluluk, pişmanlık duygularının dağılması ancak affetmek ile mümkün olur. Affetmek kendinizi tanıma ve anlamaya giden eşsiz bir yoldur. O yoldan geçmediğiniz müddetçe ilişkilerinizin sizi tatmin etmesi zorlaşır. Affetmek özgürleştirir. Yeni baştan, sizi daha iyi hissettireceğine inandığınız ilişkilere adım atmak, var olan ilişkilerinizi güçlendirmek için, yeniden ve daha çok güvenebilmek için geçmişi iyi analiz etmek gerekir. Daha iyi bir insan olmak ve olgunlaşmak amaçlanıyorsa eğer affetmek mutlaka tamamlanması gereken bir aşamadır. Affetmek kendi ruh sağlığınız için önemlidir dedik fakat affetmenin kolay olduğunu söylemek oldukça güç. Öncelikle farkında dahi olmadığınız pek çok öfke ve kırgınlıklarınız olduğunu hesaba katmak gerekiyor. Bu duyguların güçlü savunma mekanizmalarıyla gizlendiğini, üzerinin örtüldüğünü de unutmamak gerek. İlişkilerinizde belli bir noktaya kadar hiçbir sıkıntı yaşamadan gelebilir, bilerek ya da bilmeyerek sakladığınız duyguları ortaya çıkarmaya ihtiyaç duymayabilirsiniz. Ancak bir noktadan sonra tıkanıklıklar yaşamaya başladıysanız, ilişkileriniz kontrolden çıkmış gibi görünüyorsa, eskisi kadar tatmin olmuyor ve keyif alamıyorsanız, ilişkilerinizi sorgulama ve bu ilişkiler üzerinden kendinizi tanıma ve anlama zamanı gelmiş olabilir.

Uzm. Psk. Yeliz Şimşek Alphan Ağustos’14

Bu konu hakkında merak ettiklerinizi bizimle paylaşın ve size yardımcı olalım

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazar Hakkında


ODTÜ Psikoloji bölümünden mezun olduktan sonra aynı sene yüksek lisans eğitimi için Amerika Birleşik Devletleri City College of New York’a gitti. Yüksek Lisansı esnasında ev ve işyerinde ortaya çıkan stres faktörlerinin depresyona etkisini ABD popülasyonunda çalıştı. Bunun yanı sıra, yaşlılarda uyku bozukluklarının incelenmesi üzerine bir araştırma projesinde görev aldı. 2011 yılında yüksek lisansını tamamlamasının ardından Türkiye’ye döndü. Halen ODTÜ Klinik Psikoloji doktora programına devam etmektedir.